6.3.09

Lahana ve brokoli melanomla savaşıyor

Penn State College of Medicine'dan bir grup araştırmacı, brokoli ve lahana gibi turpgillerden sebze ekstreleriyle oluşturdukları bir ilacın, melanoma gelişiminde rol oynayan Akt3 isimli bir proteinin çoğalmasını farelerde %60 oranında durdurduğunu açıkladılar. Bu sebzelerde isotiokyanat ve selenyum bileşikleri bulunuyor. Araştırmacılar insan hücrelerinde de %30 ila %70 başarı elde ettiklerini belirtseler de, bunun bir melanoma ilacı olarak kabul edilebilmesi, tedavilerde kullanılabilmesi gibi konuların önünde yıllar var. Klinik deneyler yapılacak yıllarca, bakılacak edilecek filan... Sen git doğal bir ilaçla kemoculara, şunlara bunlara rakip ol. Olacak iş değil. Ama bizler napabiliriz? Bu sebzelerden bol bol yiyebiliriz. Bunların ekstrelerinden üretilmiş doğal ilaçlar varsa deneyebiliriz.

Ben mesela, bir ara akşamları bir gün pancar, bir gün lahana, bir gün havuç suyu içiyordum. Demek ki iyi yapmışım. Şu an 3 seneyi doldurmak üzereyim. Allaha şükür şimdilik yeni bir oluşum yok.

5.3.09

Bir melanoma tecrübesi daha

Mert, babasının melanomunu ve yaşadıkları acı deneyimleri anlatıyor bloğunda...
melanom.blogspot.com

14.10.08

21.8.08

Cilt kanseri kokusundan da tanınacak!

Ajans France Press'in haberine göre, ABD'li bilim adamları cilt kanserinden yayılan kokuyu tanımlamayı-ayırdetmeyi başardılar ve böylece teşhis-tedavide yeni bir ilerleme umudu ortaya çıktı.

Cilt kanseriyle bağlantılı kimyasal kokuların kimliklerinin tanımlanmasının vücudun taranmasında ve teşhis tekniklerinin geliştirilmesinde çok önemli bir adım olacağı belirtiliyor.

Cilt kanserinin, ciltteki tümörlerin farklı bir kokusunun olduğu biliniyordu. Hatta normal bir ciltte olmasın gerektiğinden farklı bir kokusu olduğu için bazı köpeklerin bu kokuyu algıladıklarıyla ilgili çalışmalar da yapılmıştı.

Kaynak: Yahoo News

26.7.08

Özel Hastaneler, Acil Hastaları Güvencesine Bakmadan Kabul Edecek

Özel hastaneler, acil vakaları hastanın sağlık güvencesi veya ödeme gücü bulunup bulunmadığına bakmaksızın kabul etmek zorunda olacak. Hizmet bedelinin tahsili ile ilgili işlemler, acil müdahale sağlandıktan sonra yapılacak.

Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları ve Özel Hastaneler Hakkındaki Yönetmeliklerde yapılan değişiklikler Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yapılan düzenlemelere göre, özel hastanelerde görev yapan hekimler, en fazla iki sağlık kuruluşunda; yan dallarda uzman olan hekimler ise en fazla üç sağlık kuruluşunda çalışabilecek.

Ücretli veya ücretsiz izinli sayılarak yurt dışına gönderilen kamu görevlisi hekimler ile ilgili mevzuattan kaynaklanan yükümlülükleri bulunan hekimler hariç olmak üzere, yurt dışında mesleğini icra eden hekimler bu maddedeki planlamadan istisna tutularak Türkiye'de meslek icra edebilecek.

Sağlık kuruluşlarında acil sağlık hizmeti verilmesi ve acil vakaların, hastanın sağlık güvencesi veya ödeme gücü bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kabul edilmesi ve gerekli tıbbi müdahalenin yapılması zorunlu olacak.

Acil vakalarda, gerekli ilk müdahale yapılarak hastanın stabilizasyonu sağlanacak. Stabilizasyonu sağlanamayan veya stabilizasyonu sağlanmakla birlikte ileri tetkik ve tedavi amaçlı başka bir sağlık kurumuna sevki gerekli görülen hastaların nakli için 112 komuta kontrol merkezi ile irtibata geçilecek.

Özel hastanelerin acil ünitesinde günün her saatinde hekim bulundurulması da zorunlu olacak. Bu hükümlere aykırı davranıldığının tespiti halinde hastanenin acil vakalar haricinde hasta kabulü 10 gün, aykırılığın tekrarında 30 gün süreyle valilikçe durdurulacak. Bir yıl içinde üç kez yönetmelik hükümlerine aykırılık saptanırsa hastanenin ruhsatı Sağlık Bakanlığı'nca geri alınacak.

Sağlık kuruluşlarından uygunluk belgesi için 15 Şubat 2008'den önce başvurusu yapılanlar ile 15 Şubat 2008 tarihi itibarıyla bina inşaatı veya tadilatının tamamlandığı resmi olarak belgelenen ve dosyaları eksiksiz şekilde en geç 1 Eylül 2008'e kadar müdürlüğe verilen tıp/dal merkezlerinin uygunluk belgesi işlemleri 9 Mart 2000'de Resmi Gazete'de yayımlanan ve yürürlükten kaldırılan "Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde yürütülecek.

Kaynak: RealAge

30.6.08

Üfürükçülük hortladı!

Kanseri dua ile iyileştirdiğini ileri süren Tuncer Çiftçi isimli şahıs, Erzurum'da şov yaptı

Kanseri dua ile iyileştirdiğini ileri süren ve Kocaeli’de yerel yayın yapan Gonca FM’in sahibi olan Tuncer Çiftçi, salona 10’ar YTL karşılığı iki seansta aldığı yaklaşık 1300 kişiye ’dua seansı’ yaptı. Tuncer Çiftçi, ilkokul mezunu olduğunu söyledi ve “Bu işi Allah rızası için yapıyorum” dedi. 500 kişilik salona yaklaşık 1500 kişi girmek isteyince izdiham olurken, bedensel engelli çocuklarını da getirenler zor durumda kaldı. İlk seansta yaklaşık 1000 kişinin girdiği salonda, ilahi konserinin ardından alkışlar arasında sahneye çıkan Tuncer Çiftçi, “Hep birlikte dua edeceğiz. Elinizi kalbinize koyun, gözlerinizi kapatın” dedi.

Salondaki herkesin içinden ’Estağfurullah’ demesini isteyen Çiftçi, daha sonra 2 dakika süreyle dua etti. Çiftçi, içeri giremeyenlere, “Bakın arabayla geldik, bu salonu tuttuk, 2 gündür otelde kalıyorum. Güvenlik görevlilerine, ses cihazlarına para ödüyorum. Ben bir daha geldiğimde bu parayı nereden bulacağım? Haydi kardeşlerim güzel bir şekilde biletlerinizi alın. Söz veriyorum, her ay geleceğim bundan sonra” dedi. Bu sözler üzerine 300 kişi bilet alarak salona girdi.

Haber: Vatan

Kanser notları'nın notları:
• Üfürükçülükten medet ummayınız.
• Her şey Allahtandır, öyleyse tıp da ondandır.
• Allahın sizi işitmesi için bir aracıya ihtiyacı yoktur. Kendi duanızı kendiniz yapın.

25.6.08

Küba, akciğer kanseri aşısını onayladı.

Kübalı bilim insanları 1992'den beri üzerinde çalıştıkları dünyanın ilk akciğer kanseri aşısını geliştirdiler ve tüm klinik deneylerin tamamlanması ardından Küba hükümeti aşının hastanelerde kullanımını onayladı. CimaVax EGF isimli aşının hastaların survival oranlarını 4-5 ay ve bazı durumlarda daha fazla uzattığı Küba Moleküler Bağışıklık Merkezi'nde düzenlenen bir seminerde duyuruldu. İlacın kemoterapinin tersine, çok az yan etkisi varmış. Aşı, dünyanın herhangi bir ülkesinde onaylanan ilk akciğer kanseri aşısı olma özelliğini taşıyor. Aşının Amerika'da kullanılabilir hale gelmesinin önünde ambargo vs. gibi sebeplerden dolayı 2,3 yıl olduğu belirtiliyor. Bununla birlikte Kübalılar yabancılara hoşgeldiniz diyorlar. Küba devletine bağlı olarak çalışan biyoteknoloji sektörü yaklaşık 50 araştırma ve geliştirme merkeziyle gelişmekte olan ülkeler arasında lider durumda.
Haber kaynağı: Yahoo

20.6.08

Kanserde umut yaratan tedavi

İngiliz bilim adamları geliştirdikleri yöntemle kanseri izi bile kalmadan yok etmeyi başardı.

Ağır cilt kanserine yakalanan bir hastanın vücudundan hastalıkla savaşan bağışılık hücreli alınıp çoğaltıldı. Çoğaltılan hücreler yeniden hastaya verildi. Kanserin izi bile kalmadı.

İngiltere’de kansere karşı geliştirilen yeni bir tedavi yöntemi, bu hastalığın yok edilmesi için yeni bir umut doğdu. Daily Telegraph gazetesinin manşetten duyurduğu habere göre, İngiliz Kanser Araştırma Merkezi’nde iki yıl önce tedaviye alınan 52 yaşındaki bir adama dördüncü seviyede deri kanseri teşhisi kondu.
Kanser, akciğerlerinden birine ve lenf bezlerine de sıçramıştı. Doktorlar, hastanın kanser hücrelerine karşı en etkili mücadeleyi yürüttüğü belirlenen ve vücutta seyrek bulunan bağışıklık hücrelerinden yani (akyuvarlarından) bir miktar aldı.

İki yıl geçti iz bile yok

Sonra klonlama yöntemiyle bunlardan milyarlarcasını üretti ve savaşa devam etmeleri için vücuda yeniden şırınga etti. Tümörler, sekiz haftalık tedavi sonunda tamamen temizlendi. Tedavinin sona ermesinden bu yana geçen iki yıldır hastalığın izi görülmedi.

Uzmanlar, bu yöntemin diğer kanser türlerinde de etkili olup olmayacağını belirlemek için uzun bir deneme süreci gerektiğini belirtti.

Yöntemin aşırı pahalı olduğu da belirtiliyor. Kanser Araştırma Merkezi’nden doktor Ed Yong, “Diğer türlerde denemek için detaylı klinik deneylere ihtiyacımız var” dedi.

Kaynak: Vatan

18.6.08

FDA'dan sahte kanser ürünleri satanlara darbe!

FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) iki düzine şirkete, kanseri önlediği veya iyileştirdiğini iddia ettikleri ürünlerin satışlarını durdurmaları için bir uyarı gönderdi. Aynı zamanda tüketicileri de özellikle internet üzerinden satılan tablet, çay, tonik, krem, karışım vs gibi isimlerle pazarlanan bu ilaçları veya ürünleri almamaları konusunda uyardı. 23 Amerikan, 1 Kanada ve 1 Avustralya firmasına gönderilen uyarı 125 onaylanmamış ürünü kapsıyor. Bu ürünler arasında köpekbalığı kıkırdağı, coral kalsiyum, Essiac isimli bitkisel çay ve çeşitli mantarlar var.

FDA bu ürünlerin tanıtımlarında şöyle ifadelere rastlandığını belirtmiş:
- Tüm kanser çeşitlerini iyileştirir
- Kanser hücrelerinin kendilerini yok etmesini sağlar
- Dünyanın en iyi kanser ilacından %80 daha iyidir
- Cilt kanserleri yok olur
- Kötü tümörleri yok eder
- Radyoterapi, kemoterapi ve diğer tedavilere gerek kalmaz

FDA bu sahte ilaçların ve ürünlerin aldatmaya yönelik mesajlarını çekmemeleri durumunda yasal süreç başlatacağını duyurmuş -ki bunlar Türkiye'ye benzemez. Gerçekten kapatırlar, hayatlarını bitirirler.

12.6.08

Kemoterapinin yan etkilerine karşı üzüm çekirdeği

Kayseri Erciyes Üniversitesi’nde fareler üzerinde yapılan bir araştırma, üzüm çekirdeğinin kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi ve radyoterapinin olumsuz etkilerini azalttığını ortaya koydu.

ERCİYES Üniversitesi’nin çeşitli birimlerinde görev yapan 8 doktor, üzüm çekirdeğinin antioksidan etkisinin kanser tedavisine etkisini araştırdılar. Çalışmayla ilgili bilgi veren Dr. Aysun Çetin, kanser oluşumunun engellenmesi için vücutta antioksidan miktarının azalmaması gerektiğini belirterek şunları söyledi: "Üzüm çekirdeği verdiğimiz fare grubunda antioksidan maddelerin hissedilir derecede arttığını belirledik. Hatta hem ışın, hem üzüm çekirdeği verdiğimiz grupta antioksidan maddelerin, hiç ışın verilmeyen ve sadece su verilen kontrol grubundan bile daha fazla düzeyde olduğunu gözlemledik. İnsanlarda da aynı etkileri gösterebileceği sonucuna vardık. Yani, antioksidan özelliği nedeniyle kanser oluşumunu engelleyen üzüm çekirdeğinin, kanser tedavisinde ortaya çıkan olumsuzlukları da azaltabileceğini belirledik." Üniversitenin "Gevher Nesibe Araştırma Teşvik Ödülü"nü alan çalışma, uluslararası The Turkish Journal Of Gastroenterology ve American Journal Of Chinese Medicine isimli dergilerde yayınlanmak üzere seçildi.

Kaynak: Hürriyet